Ankilozan Spondilit Nedir ?

En Çok Okunanlar
Romatizma Bitkisel Tedavi

Romatizma Bitkisel Tedavi

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Ms Hastalığı Nedir ?

Ms Hastalığı Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Beyin Tümörü Nedir ?

Beyin Tümörü Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Kanser Nedir ?

Kanser Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Çölyak Nedir ? Nasıl Tedavi Edilir ?

Çölyak Nedir ? Nasıl Tedavi Edilir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Tiroid Hastalıkları

Tiroid Hastalıkları

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Yazar İstanbul 26/09/2017 0 Yorumlar Kemik Hastalıkları,

ANKİLOZAN SPONDİLİT NEDİR?

Ankilozan; eklemlerin birleşmesi, hareket kabiliyetini yitirmesi demek.. Spondilit ise omurga iltihabı anlamına geliyor. Ankilozan spondilit; özellikle omurgaları tutan, ağrılı, ilerleyici, süreğen yani kronik bir romatizmal hastalıktır. Esasen omurgayı etkilemekle beraber, diğer eklemleri, kiriş ve tendon denilen kasların kemiklere yapıştığı bölüm olan yerleri de etkiler.

Hatta nadiren göz, akciğer ve kalbi de etkiler.

BELİRTİLERİ

Ankilozan spondilitin tipik belirtilerinden bilinen bazıları şunlardır:

                Haftalar veya aylar içinde yavaş yavaş artan bel ağrıları,

                Sabah sertliği ve ağrısı, gün içerisinde azalır,

                Bu şikayetlerin üç aydan daha uzun zamandır devam etmesi,

                Hareket ve egzersizle şikayetlerin azalması, dinlenmeyle artması, özellikle geceleri dinlenmeye geçildiğinde ve sabah kalkıldığında ağrıların daha şiddetli ve net bir şekilde ortaya çıkması,

                Özellikle erken evrelerde, yani ağrının başladığı dönemlerde kilo kaybı,

                Sürekli yorgunluk hissi,

                Gece terlemeleri ve ateş,

Bazen de belde böylesi ağrı yerine baldırlarda gezici ağrılar olabilir.

Kimi vakalarda bu rahatsızlık topukta yaşanan ağrıyla, kiminde ise göğüs ağrısıyla başlar.

Burada bel ağrısı, mekanik bel ağrılarının tam aksine gelişir. Örneğin bel fıtığı olan bir hastanın ağrısı belini hareket ettirmediği zaman hafifler. Ama belli hareketleri yapmaya kalkıştığında beli şiddetle ağrır.

Ankilozan spondilit başlangıcındaki kişinin ağrısı ise belini hareket ettirmediği zaman artar. Yürüdüğünde, hareket ettiğinde ağrıları azalır. Çünkü bel fıtığında sorun eklemler arasındaki diskte iken ankilozan spondilitte sorun eklemlerin elastikiyetini sağlayan yapının da kemikleşmesidir.

TANISI

Ankilozan spondilitin tanısı konması için öncelikle tam bir fizik muayene yapılması gerekir. Ayrıca hastanın doktora bildireceği şikayetler tanının konmasında kolaylık sağlamaktadır. Yukarıda saydığımız bel ağrısı, hareket kısıtlılığı, gözde bulanıklık, ateş, gece terlemesi, sabah kalkınca tutukluk, topukta ağrı ve sert yere basamama tanı için önemli kriterlerdir. Bu bulgular ve fizik muayene dışında bazı testler yapılır ve röntgen filmleri çekilir. Yapılan testlerde HLA-B27 pozitiftir.Kansızlık görülebilir. Ayrıca omurga ve leğen kemiğinin röntgen filmlerinin çekilmesi tanıya oldukça yardımcıdır. Bütün bunlar bir araya geldiğinde ankilozan spondilit tanısı rahatlıkla konur.

RİSK FAKTÖRLERİ

Ankilozan spondilite neyin sebep olduğu bilinmiyor; ancak HLA-B27 genini taşıyanların, hastalığa yakalanma riski fazladır. Türkiye’deki ankilozan spondilitli hastaların %80’i bu geni taşırken, Orta-Kuzey Avrupa’daki hastaların %95-99’u bu geni taşır. Bu nedenle aile öyküsü çok önemlidir. Eğer birinci derece akrabanızda ankilozan spondilit varsa, bu hastalığın sizde de görülme oranı yüzde yirmidir. Hatta ikinci derece akrabanızda bulunması bile, sizin için risk faktörü oluşturur. Ankilozan spondilit, erkekleri kadınlardan 2 kat daha fazla etkiler.

KORUNMA YOLLARI

Besin hijyenine dikkat edilmesi. Ankilozan spondilite egzersizlerini düzenli olarak yapmalılardır. Aksi takdirde hareket bozuklukları, omurgadaki şekil bozuklukları ve sonuçta iş kayıpları meydana gelebilir.

BESLENME USÜL VE ESASLARI

Balık ve baklagiller gibi proteinden zengin besinler yiyin.  Ancak, bunların yanında, fazla kilo almaktan da sakının.  Ancak, hem alkol hem de kullandığınız ilaçlar midenize zararlı olabilir.  Sigara içmeyin as, akciğerlerin kapasitesini azaltabilir. Sigara içmek akciğer hastalıklarına eğilimi de arttırır. Dolayısıyla, şayet içiyorsanız, sigarayı bırakmanız çok mühimdir.

TEDAVİ

AS’nin erken tanı ve tedavisiyle hastalık kontrol altına alınabilmekte ve hastaların yaşamlarına ağrısız devam edebilmeleri sağlanabilmektedir.

AS tedavisi için, çeşitli ilaçlar, egzersiz, fizik tedavi, doğru postür (duruş) alıştırmaları, ağrı kesici ve kas gevşetici amaçlı sıcak/soğuk uygulamalarıve şiddetli vakalarda cerrahi tedaviler uygulanmaktadır.

İlaç tedavileri arasında NSAİİ’ler (non-steroid antiinflamatuar ilaçlar) birinci basamak tedavide en önemli yere sahiptir. Bununla birlikte, NSAİİ’lerin mide-bağırsak sistemi üzerinde ciddi yan etkileri olabilir.

NSAİİ’ler yetersiz olduğunda hastalık modifiye edici anti-romatizmal ilaçlar adı verilen ilaç grubuna geçilir.

Bir diğer ilaç grubu, yakın zamanda geliştirilen ve AS tedavisinde en çok umut veren seçenek olan biyolojik ajanlar veya TNF bloke edici ajanlardır. Bu ilaçların sadece eklemlerdeki artriti değli, omurgadaki artriti de yüksek etkinlikle tedavi ettiği gösterilmiştir.

Egzersiz AS tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Her gün yapılacak düzenli egzersiz, daha iyi bir postüre ve esnekliğe sahip olmaya ve ağrıların azalmasına yardımcı olur.

Postür (duruş) alıştırmaları, ankilozan spondilitin neden olacağı katılık, omurgada öne eğiklik/kamburluk gibi durumların ortaya çıkmasını önleyebilir.

Sıcak uygulama, katılaşmış eklemleri ve kasılmış kasları gevşeterek ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir.

Soğuk uygulama, inflamasyonlu bölgelerdeki şişliğin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Cerrahi tedavi, özellikle kalça ve diz eklemini etkileyen şiddetli vakalarda uygulanabilir. Bunun yanı sıra, özellikle boyun bölgesinde omurganın ciddi olarak öne eğildiği durumlarda da uygulanabilir fakat riskli bir operasyon olması nedeniyle sadece bazı hastalarda uygulanabilmektedir.

 

 

 

Yorumu Yanıtla

Loading...
Loading...