En Çok Okunanlar
Romatizma Bitkisel Tedavi

Romatizma Bitkisel Tedavi

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Ms Hastalığı Nedir ?

Ms Hastalığı Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Beyin Tümörü Nedir ?

Beyin Tümörü Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Kanser Nedir ?

Kanser Nedir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Çölyak Nedir ? Nasıl Tedavi Edilir ?

Çölyak Nedir ? Nasıl Tedavi Edilir ?

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Tiroid Hastalıkları

Tiroid Hastalıkları

İstanbul 26/09/2017 0
Devamını Oku
Kanser Tedavisinin İlkeleri

Kanser Tedavisinin İlkeleri

İstanbul 26/09/2017 0
Kanserin şifa ile sonuçlanması için tüm kanserli hücrelerin yok edilmesi gereklidir. Tedavinin ana modaliteleri cerrahi ve radyasyon terapisi (lokal ve lokal-bölgesel hastalık için) ve kemoterapidir (sistemik hastalık için). Diğer önemli yöntemler hormon terapisi (prostat, meme, endometriyum gibi seçilmiş kanserler için), immünoterapi (monoklonal antikorlar, interferonlar ve diğer biyolojik yanıt değiştiricileri ve tümör aşıları ayrıca bkz. s. 1156), retinoidler gibi farklılaştırıcı ajanlar ve hücresel ve moleküler biyolojinin artan bilgilerinden yararlanan diğer ajanları içerir. Uygun durumda...
Devamını Oku Yorum Yap
Tümör İmmünolojisi

Tümör İmmünolojisi

İstanbul 26/09/2017 0
Tümörün tanınması, normal hücresel büyüme ve organizasyonun, neoplastik dönüşümden ayrıştırılması, immün sistem için kompleks ve güç bir sorundur. Bu süreç, tümör antijenlerinin efektör hücrelerce tanınmasını ve bağışıklığın uyarılmasını içerir. Antijenlere rağmen tümörlerin gelişimi, tümör patogenezinde immün tanımanın önemi ve immün yanıtın terapötik olarak arttırılma potansiyeli yoğun araştırmalara konu olmaya devam etmektedir.TÜMÖR ANTİJENLERİNeoplastik hücrelerin çoğu, kana salman veya hücre yüzeyinde bulunabilen antijenler üretir. Burkitt lenfoma, nöroblastom. malign melanom, osteosarkom...
Devamını Oku Yorum Yap
Kansere Genel Bakış

Kansere Genel Bakış

İstanbul 26/09/2017 0
Kanser, normal kontrollerin kaybı nedeniyle farklılaşmanın olmadığı, düzensiz büyüme, lokal doku invazyonları ve sıklıkla metastaz ile sonuçlanan düzensiz bir hücre çoğalmasıdır. Kanser herhangi bir yaşta herhangi bir doku veya organda gelişebilir. Sıklıkla tümörlere bir immün yanıt oluşur (bkz. s. 1153). Bir çok kanser erken evrede tespit edildiğinde tedavi edilebilir ve geç evrelerde uzun süreli remisyon çoğunlukla mümkündür. Ancak şifa her zaman mümkün değildir ve hatta, tümörün yok edilmesinde dinamik fakat sonuçsuz girişimlere göre palyatif tedavinin daha iyi bir yaşam kalitesi sağlayacağ...
Devamını Oku Yorum Yap
Transfüzyon Tıbbı

Transfüzyon Tıbbı

İstanbul 26/09/2017 0
Birleşik Devletlerde yılda 23 milyon üniteden fazla kan ürünü transfüzyonu gerçekleştin bitektedir. Transfüzyon İliç olmadığı kadar güvenli olmasına rağmen, risk (ve riskin halk tarafından algılanması) pratik olduğu durumlarda bilgilendirilmiş onam alınmasını şart koşmaktadır.KAN TOPLANMASIBirleşik Devletlerde kan ve kan ürünlerinin toplanması, saklanması ve taşınması PDA, Amerikan Kan Bankaları Birliği ve bazı durumlarda da eyalet veya lokal sağlık otoriteleri tarafından standardize edilir ve düzenlenir. Donör taraması geniş bir anketi ve sağlık görüşmesini; sıcaklık, kalp hızı ve KB ölçülmes...
Devamını Oku Yorum Yap
Demir Fazlalığı

Demir Fazlalığı

İstanbul 26/09/2017 0
(Hemosideroz; Hemokıomatoz)(Demir zehirlenmesi için bkz. s. 2667)Vücut ihtiyacının fazlası demir (Fe) dokularda hemosiderin olarak tutulur. Doku hasarı ile sonuçlanan demir tutulması (veya toplam vücut demiri içeriği > 5 gr) hemokromatoz olarak adlandırılır. Doku hasarı ile ilişkilendirilmemiş olan fokal veya genel demir tutulması ise hemosiderozdur. Demir fazlalığı demir metabolizmasının primer (genetik) bir bozukluğu veya aşırı alımı veya salınmasını kapsayan başka bozukluklara sekonder olarak ortaya çıkabilir. Demir fazlası neredeyse tüm dokularda birikir, fakat en fazla morbidité karaciğer...
Devamını Oku Yorum Yap
Plazma Hücre Bozuklukları

Plazma Hücre Bozuklukları

İstanbul 26/09/2017 0
(Disproteinemiler; Monoklonal gammopatiler; Parapıoteinemiler; Plazma hücre bozuklukları)Plazma hücre bozuklukları; bir B-hücre klonunun aşırı çoğalması, serum ya da idrarda yapısal ve clcktroforctik olarak homojen (monoklonal) immünglobulin veya polipeptit alt-iinitelerinin varlığıyla seyreden, etyolojisi belirsiz bozukluklardan oluşan geniş bir gruptur.Fizyopatoloji(İmmünglobulinlerin yapısal özellikleri ve sınıflandırılması için, bkz. s. 1324.)Farklılaşmamış B hücreleri, kemik iliğinde geliştikten sonra lenf düğümleri, dalak ve barsaklar ve Peyer plakları gibi periferik lenfoid dokulara geç...
Devamını Oku Yorum Yap
Lenfomalar

Lenfomalar

İstanbul 26/09/2017 0
Lenfomalar retiküloendotelyal ve lenfatik sistemlerden kaynaklanan heterojen bir neoplazma grubudur. Önemli türleri Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfomalardır (HDL) bkz. TABLO 143-1.Önceleri, lenfomaların lösemilerden tamamen farklı olduğu düşünülürdü. Ancak, hücre belirteçlerinin daha iyi anlaşılması ve bu belirteçleri değerlendirmek için daha iyi araçların kullanıma girmesi, bu iki kanser türü arasındaki ayrımın her zaman kesin olmadığını gösterdi. Lenfomaların lenfatik sisteme ve lösemilerin kemik iliğine görece sınırlı olduğu fikri de, en azından erken evreler için, her zaman doğru deği...
Devamını Oku Yorum Yap
Lösemiler

Lösemiler

İstanbul 26/09/2017 0
Lösemiler kemik iliği, dolaşımdaki lökositler, dalak ve lenf düğümleri gibi organların tutulumu ile seyreden lökosit kanserleridir.Etyoloji ve FizyopatolojiHabis dönüşüm genellikle pluripotent kök hücre seviyesinde ortaya çıkar, bazen daha sınırlı farklılaşma kapasitesine sahip yönelmiş kök hücreleri de tutabilir. Anormal çoğalma, klonal genişleme ve apoptozun azalması (programlı hücre ölümü) normal kan hücrelerinin habis hücrelerle yer değiştirmesine yol açar.Lösemilerin çoğunun gelişme riski iyonizan radyasyona (örn. Nagazaki ve Hiroşima'da atom bombası sonrası) veya kimyasallara (örn. benze...
Devamını Oku Yorum Yap
Miyeloproliferatif Hastalıklar

Miyeloproliferatif Hastalıklar

İstanbul 26/09/2017 0
Miyeloproliferatif hastalıklar bir veya daha fazla hematopoetik hücre serisinin veya bağ dokusu elamanlarının anormal çoğalması ile karakterizedir. Esansiyel trombositopeni, miyelofibroz, polistemia vera ve kronik miyelositik lösemiyi kapsamaktadır (bkz. s. 1113). Bazı hematologlar bu grubun içerisine akut lösemiyi, özellikle eritrolösemi ve paroksismal nokturnal hemoglobinüriyi de dahil etmektedir; ancak çoğunluğu, bu hastalıkların yeterince farklı olduğunu iddia ederek gözardı etmektedir.Her hastalık baskın özelliğine ve çoğalma bölgesine göre tanımlanır (bkz. TABLO I4l-l). Örtüşmeye rağmen,...
Devamını Oku Yorum Yap
Histiyositik Sendrümlar

Histiyositik Sendrümlar

İstanbul 26/09/2017 0
Histiyositik sendromlar. histiyositlerin monosit-makrofajlar (antijen-işleyen hücreler) veya dendritik hücrelerden (antijen sunan hücreler) kaynaklanan klinik olarak heterojen hastalıklardır. Bu hastalıkları sınıflandırmak güçtür ve bu hücrelerin biyolojisini anlayışımız geliştikçe zaman içinde değişmektedir (güncel sınıflama sistemi için bkz. TABLO l40-l). Aşağıda tartışılan Langerhans hücre histiyositozu dendritik hücre bozukluğudur. Diğer histiyositik sendromlar TABLO 140-1 'de tanımlanmaktadır.LANGERHANS HÜCRE HİSTİYOSİTOZU(Langerhans Hücre Granülomatozu; Histiyositoz X)(Ayrıca bkz. s. 461...
Devamını Oku Yorum Yap
Eozinofilik Bozukluklar

Eozinofilik Bozukluklar

İstanbul 26/09/2017 0
Eozinofiller; monositler-makrofajlar, nötrofiller ve bazofiller gibi aynı progenitor hücrelerden kaynaklanan granülositlerdir. Eozinofillerin kesin işlevleri bilinmemektedir. Fagositik olmalarına rağmen, eozinofillcr hücre içi bakterileri öldürmekte nötrofiİlerden daha az etkilidir. Eozinofillerin in vivo parazitleri öldürdüğüne dair doğrudan herhangi bir delil yoktur, fakat in vitro helmintlere karşı toksiktirler ve genel olarak helmint enfestasyonlarına eozinofili eşlik eder. Eozinofiller. mast hücreleri tarafından salman histamin, lökotrienler (vazokonstriksiyona ve bronkokonstriksiyona yol...
Devamını Oku Yorum Yap
Dalak Hastalıkları

Dalak Hastalıkları

İstanbul 26/09/2017 0
Yapısı ve işlevi nedeniyle dalak 2 organ gibidir. Periarteriyel lemfatik kılıflar ve germinal merkezlerden oluşan beyaz pulpa, immün organ gibi çalışır. Vasküler alanı (kordlar ve siniizoidler) çevreleyen makrofaj ve granülositlerden oluşan kırmızı pulpa, fagositik organ gibi çalışır.Beyaz pulpa, B ve T hücrelerinin üretildiği ve olgunlaştığı bölgedir. Dalaktaki B hücreleri koruyucu humoral antikorlar üretir; bir takım otoimmün hastalıklarda (örn. immün tıombositopenik purpura [İTP], Coombs pozitif immün hemolitik anemiler) dolaşımdaki kan elemanlarına karşı uygun olmayan otoantikorlar da sent...
Devamını Oku Yorum Yap
Anormal Kan Damarlarına Bağlı Kanama

Anormal Kan Damarlarına Bağlı Kanama

İstanbul 26/09/2017 0
Kanama; trombosit, pıhtılaşma faktörleri veya kan damarı anomalilerinden kaynaklanabilir. Kan damarı kusurlarının neden olduğu vasküler kanama bozuklukları tipik olarak peteşi. purpura ve berelenmeye yol açar: fakat nadiren ciddi kan kayıpları görülür. Ehlers-Danlos sendromu ve diğer nadir kalıtsal bağ dokusu hastalıklarında (örn. pseudoksantoma elastikum, osteogenesis imperfekta, Marfan sendromu bkz s. 2382) kanama vasküler ve perivasküler kollajen eksikliğinden kaynaklanabilir. Kanama skorbütün (bkz s. 40) veya çocukluk çağında sık görülen bir hipersensitivite vasküliti olan (bkz s. 275) Hen...
Devamını Oku Yorum Yap
Pıhtılaşma Bozuklukları

Pıhtılaşma Bozuklukları

İstanbul 26/09/2017 0
Anormal kanama, pıhtılaşma sistemi bozukluklarından (bkz s. 1072), trombositlerden veya kan damarlarından kaynaklanabilir. Pıhtılaşma bozuklukları edinsel veya kalıtsal olabilir. Edinsel pıhtılaşma bozukluklarının en önemli nedenleri vitamin K eksikliği (bkz s. 45), karaciğer hastalığı, yaygın damar içi pıhtılaşma ve dolaşımda antikoagülanların gelişmesidir. Şiddetli karaciğer hastalığı (örn. siroz, fulminan hepatit, hamileliğin akut yağlı karaciğeri) pıhtılaşma faktörlerinin sentezini bozarak hemostazı etkileyebilir. Pıhtılaşma faktörlerinin tamamı karaciğerde yapıldığından, PT ve PTT şiddetl...
Devamını Oku Yorum Yap
Trombotik Bozukluklar

Trombotik Bozukluklar

İstanbul 26/09/2017 0
Sağlıklı kişilerde prokoagülan (pıhtılaşma) güçler ile antikoagülan ve fibrinolitik güçler arasında lıemostatik bir denge mevcuttur (bkz. Bölüm 134, s. 1072). Bir çok genetik, edinsel ve çevre faktörü dengeyi koagülasyon lehine bozabilir, venlerde (örn. derin ven trombozu [DVT]), arterlerde (örn. MI, iskemik inme) veya kalp odacıklarında patolojik tromboz oluşumuna yol açabilir. Trombüs, oluştuğu bölgede veya koparak uzak bir kan damarında emboli ile (örn. pulmoner embolizm, inme) kan akımını engeleyebilir.EtyolojiVeııöz tromboembolizme eğilimi arttıran genetik kusurlar arasında aktif potein C...
Devamını Oku Yorum Yap
Hemüstaz

Hemüstaz

İstanbul 26/09/2017 0
Hemostaz, hasarlanan bir kan damarında kanamanın durmasıdır ve damar, trombosit, ve plazma faktörlerinin birlikte aktivitesini gerektirir. Düzenleyici mekanizmalar, pıhtılaşma eğilimini dengeler. Hemostatik bozukluklar aşırı kanamaya ve tromboza yol açabilir.Damarsal FaktörlerDamarsal faktörler, lokal vazokonstriksiyon (yaralanmaya hızlı yanıt) ve damardan çevre dokuya kaçan kanın yaralanan damara bası yapması ile travma bölgesinden kan kaybını azaltır. Damar duvarı hasarı trombositlerin yapışmasını, aktivasyonunu, fibrin üretimini ve pıhtı oluşturmak iizere trombosit ve fibrinin birleşmesini ...
Devamını Oku Yorum Yap
Trombositopeni Ve Trombosit Disfonksiyonu

Trombositopeni Ve Trombosit Disfonksiyonu

İstanbul 26/09/2017 0
Trombositler pıhtılaşma sisteminde görev alan hücre grubudur. Trombopoetin, ilik megakaryositlerinin ve dolaşımdaki trombosit sayılarının düşüşüne yanıt olarak başlıca karaciğerde üretilir; megakaryositlerden trombosit sentezi için kemik iliğini uyarır. Trombositler 7-K) gün dolaşımda kalır. Her zaman yaklaşık V3Ü dalakta geçici olarak sekestre edilir. Trombosit sayısı normalde 140,000 440.000/pL arasındadır. Ancak, sayısı menstrüel siklüs fazına bağlı olarak değişkenlik gösterir; terme yakın gebelikte düşer (gestasyonel trombositopeni), inflamatuvar sitokinlere yanıt olarak yükselir (sckoııde...
Devamını Oku Yorum Yap
Nötropeni Ve Lenfositopeni

Nötropeni Ve Lenfositopeni

İstanbul 26/09/2017 0
Lökopeni, dolaşımdaki lökositlcrin sayısının < 4000/pL altına inmesidir. Genellikle dolaşımdaki nötrofillcrin sayısında azalma ile karakterize olmasına rağmen lenfosit, monosit, eozinofıl ve bazofillerin sayısında azalma da eşlik edebilir. Bu yüzden, immün işlev genellikle büyük oranda azalmıştır.Nötropeni. kandaki nötrofil sayısında azalmadır. Monositopeni ve lenfositopeni eşlik ettiğinde çok daha ciddi bir durumdur. Lenfositopeni (toplam lenfosit sayısının yetişkinlerde < 1000/uL) her zaman toplam lökosit sayımına yansımaz; çünkü lenfositler sayımın yalnız %20-40'ından sorumludur.NÖTROPENİ(A...
Devamını Oku Yorum Yap
Hemolize Bağlı Anemiler

Hemolize Bağlı Anemiler

İstanbul 26/09/2017 0
Yaşam sürelerinin sonunda (yaklaşık 120 gün), eritrositler dolaşımdan uzaklaştırılır. Hemoliz, eritrosit erken yıkımı ve bu nedenle yaşam süresinin kısalmasını (< 120 gün) kapsar. Kemik iliği üretimi eritrosit ömründeki kısalmayı karşılayamadığı durumda anemi ile sonuçlanır; bu durum hemolitik anemi olarak adlandırılır. İlik kompanse edebilirse, kompanse hemolitik anemi olarak adlandırılır.EtyolojiHemoliz ekstrensek eritrosit bozukluklarından veya inilensek eritrosit anomalilerinden kaynaklanabilir (bkz. Tablo 131-1).Ekstrensek eritrosit bozuklukları retiküloendotelyal lıiperaktivite (hiperspl...
Devamını Oku Yorum Yap
Yetersiz Eritropdezin Yol Açtığı Anemiler

Yetersiz Eritropdezin Yol Açtığı Anemiler

İstanbul 26/09/2017 0
Anemi (eritrosit sayısında, Hb içeriğinde, veya Hct'de azalma) eritrosit üretiminin azalmasından (eritropoez), eritrosit yıkımının artışından, veya kan kaybından kaynaklanabilir. Eritropoezin azalmasından kaynaklanan anemiler relikülositopeni olarak bilinmektedir ve genellikle periferik kan yaymasında belirgindir (bkz. s. 1033). Eritrosit göstergeleri (temel olarak MCV) yetersiz eritropoez ayırıcı tanısını daraltır ve sonraki aşamada gerekli testleri belirler.Mikrositik anemiler yetersiz veya kusurlu hem veya globin sentezinden kaynaklanır. Mikrositik anemiler demir eksikliği anemisini, deırıi...
Devamını Oku Yorum Yap
Anemili Hastaya Yaklaşım

Anemili Hastaya Yaklaşım

İstanbul 26/09/2017 0
Kırmızı kan hücresi (eritrositler) üretimi eritropoetin (EPO) kontrolü altında kemik iliğinde gerçekleşir. O? sunumunda azalmaya (anemi ve hipoksiierde olduğu gibi) ve androjen seviyelerinde yükselmeye yanıt olarak böbrekteki jukstaglomerüler hücreler EPO üretirler. Eritrosit üretimi EPO'nun yanında yeterli miktarda ham madde kaynağını, esas olarak demir, vitamin B j2 ve folat gerektirmektedir. Vitamin B j2 ve folat Bölüm 4'te (bkz. s. 26), ve demir Bölüm I30'da tartışılmaktadır (bkz. s. 1036).Eritrositler, 120 günden sonra yaşlanır. Bundan sonra hücre membranlarını kaybederek büyük oranda dal...
Devamını Oku Yorum Yap
Loading...
Loading...