Kanser Nedir ?

Yazar İstanbul 26/09/2017 0 Yorumlar Kanser,

KANSER NEDİR?

Kanser vücut hücrelerinin kontrolsüz bir şekide üremeleri ile meydana gelen bir hastalıktır. Hücreler henüz tam bilinmeyen bir nedenle, kontrolsüz olarak bölünmeye başlarlar. Bu yüzden bedende hızlı hücre çoğalmasından oluşan kötü urlar oluşur ve bunlara kanser denir.

KANSERİN BELİRTİLERİ

Kanserin belirtilerini bilmek hastalığın erken teşhisi açısından önemlidir, ancak bu belirtilerin birine veya daha fazlasına sahip olmak kişinin kanser olduğu anlamına da gelmez.

Açıklanamayan kilo kaybı:Birçok kanserin; özellikle mide, pankreas, yemek borusu (ösefagus) kanseri ve akciğer kanseri gibi; ilk belirtisi açıklanamayan kilo kaybıdır.

Ateş: Kanserde sıklıkla görülür fakat genelde ileri evre kanserler ile birliktedir. Kan kanseri ve lenf bezi tümörlerinde ise başlangıç belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Halsizlik: Kan kanseri veya kansızlığa neden olabilen mide veya kalın bağırsak kanseri gibi kanserlerde erken ortaya çıkabilir. Halsizlik kanserin seyrini tahmin etme konusunda önemli bir bulgudur. Ağrı: Kemik veya testis tümörlerinde ilk belirti olabilir ama genelde ileri evre kanserlerin bir belirtisidir. Memede veya vücutta hissedilen kitleler: Özellikle meme, testis, lenf bezi veya yumuşak doku tümörleri cilt altında bir yumru veya şişlik ile hissedilebilir. Cilt değişiklikleri: Cilt tümörleri haricinde iç organ tümörlerinde de görülebilir. Bazı kanserlerde sarılık, ciltte koyulaşma veya ciltte kızarıklık görülebilir. Kanama: Olağan dışı kanama birçok kanserde erken veya geç dönemde ortaya çıkabilir. Balgamda kan görülmesi akciğer, dışkıda kan görülmesi kalın bağırsak, idrarda kan görülmesi idrar torbası (mesane), zamansız vajinal kanama ise rahim veya rahim ağzı (serviks) kanserinin belirtisi olabilir. Dışkılama veya idrar yapma alışkanlığında değişiklik: Uzun süreli kabızlık, ishal veya dışkı boyutunda değişiklik kalın bağırsak kanserinin ilk belirtisi olabilir.İdrar yaparken sancı, idrarda kan görülmesi veya idrar yapma sıklığının değişmesi prostat veya idrar torbası (mesane) kanserinin ilk belirtileri olabilir. Öksürük ve horlama: İnatçı ve geçmeyen öksürük akciğer kanserinin horlama ise gırtlak (larinks) kanserinin ilk belirtileri olabilir.

Ben ve siğillerdeki değişiklikler: Vücudumuzda yıllardır mevcut olan bir ben veya siğilde şekil, boyut veya renkte yeni ortaya çıkan bir değişiklik durumunda hemen bir doktora müracaat edilmelidir. Zira melanom denilen cilt tümörlerinde erken teşhis ile tedavi şansı artmaktadır.

KANSERİN TEŞHİSİ

Kanser kan testleri ve diğer laboratuar testleri, doktorunuzun kanseri teşhis etmesine yardımcı olur. Kanser kan testleri ve nasıl kullanıldıkları hakkında bilgi edinebilirsiniz. Doktora başvurmadan kanser olup olmadığınızı anlamanız mümkün değil.

kanser teşhisikanser teşhisi hücreler

KANSERİN RİSK FAKTÖRLERİ

Kanser hastalığının risk faktörleri dört grupta toplanabilir.

Davranışsal Risk Faktörleri: Sigara içmek, diyet, egzersiz ve alkol tüketimi gibi değiştirebileceğiniz risk faktörleridir.Sigarayı bırakmak veya düzenli egzersizlerle kansere yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. Biyolojik Risk Faktörleri:Yaş, cinsiyet ve ırk gibi fiziksel özelliklerdir. Fiziksel ve biyolojik özelliklerin, kanser için risk faktörü olup olmayacağı, kanserin tipine bağlıdır. Belli tip kanserler için risk oluşturabilecek biyolojik ve fiziksel özellikler şunlar olabilir.

Cinsiyet: Bazı kanser türleri cinsiyetle ilişkilidir.Örneğin prostat bezi sadece erkeklerde olduğu için, prostat kanseri erkeklerde görülür. Meme kanseri hem kadın hem de erkeklerde görülebilir, ancak kadınların meme kanserine yakalanma riski daha yüksektir.

Yaş: Pek çok kanser türü yaşlılarda ortaya çıkar. 50 yaşın üstündeki kişilerde kanser görülme riski daha yüksektir.

Irk: Bazı ırklarda belli tip kanserler saha sık görülmektedir.Örneğin Amerikalı zencilerde prostat kanseri daha sık görülür.

Cilt: Sarışınlarda cilt kanseri daha sık görülmektedir.

Çevresel Risk Faktörleri: Yaşadığınız ya da çalıştığınız çevre koşulları kanser gelişimi için risk faktörü olabilir. Ev ya da iş yerinde bulunan bazı maddeler, kanser riskini artırır. Asbest, radon, hava kirliliği, UV radyasyon, sigaraya maruz kalma çevresel risk faktörlerindendir.Yine diyetle alınan bazı besinler kanser gelişim riskini artırırken, bazıları da koruyucu olabilmektedir. Genetik Risk Faktörleri:Genetik Risk Faktörleri, aileden kalıtımsal olarak geçen genlerle ilişkilidir.Aile üyelerinden birinde genç yaşta kanser teşhis edilen bireylerde, üç veya daha fazla kuşakta aynı tip kanser öyküsü bulunanlarda, anne veya baba tarafından üçten fazla kanser olgusu bulunan kişilerde ve aile bireylerinden birinde iki veya daha fazla farklı tip kanser bulunan bireylerde kanser gelişme riski yüksektir.

Aile bireyleri arasından birden fazla kişide aynı tip kanser olsa bile bu kalıtımsal olmayabilir. Kanserin kalıtımsal olduğundan şüphe ediliyorsa genetik tarama testleri yapılmalıdır.

KANSERDEN KORUNMA YOLLARI

Tüm kanser türleri birlikte değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde % 60, çocuk kanserlerinde ise % 77 oranında iyileşme mümkündür. Ancak hastalığın cinsi, yaygınlığı, uygulanan tedavi gibi bazı faktörler tedavi şansını doğrudan etkiler.

Kanserlerin organlar içinde Akciğer, deri, dil, dudak, gırtlak, mide, kalınbağırsak, kan, mesane, meme, ve prostatta daha fazla görüldüğü söylenebilir.

Kanserden korunmanın iki yolu vardır: Kanser yapan etkenlerden kaçınma (sigara, fazla yağ tüketimi, zararlı ışınlar, kimyasal Maddeler vb.) Ve erken teşhis.

KANSER HASTALARININ BESLENME USUL VE ESASLARI

Kemoterapi ilaçlarının yan etkilerini azaltmak ve baskılanan vücut direncini arttırmak için tedavi sürecinde iyi bir beslenme planı uygulanmalı.

Kanser tedavisinin yan etkileri bir hastadan diğerine değişiklik gösterdiğini belirten Doç. Dr. Duygu Derin, söz konusu yan etkileri en aza indirebilmenin ve yaşam kalitesini artırmanın iyi bir beslenme ile sağlanabileceğini belirtiyor. Doç. Derin, kanser tedavisi sırasında beslenmeyi daha keyifli kılacak ve iştahsızlığı azaltacak ipuçlarını şöyle sıralıyor:

• Öğün saati olmasa da, acıktığınızda yemek yiyin. • Günde üç kez büyük porsiyonlarda yemek yemektense, daha küçük porsiyonlarda daha sık yemek yemeyi deneyin. • Yemek yediğiniz mekâna özen gösterin, hafif ışıklandırma ve müzik eşliğinde canlı ve renkli sofra düzenlerini tercih edin. • Beslenme şeklinizi değiştirin ve yeni yemek tarifleri deneyin. Yemek yerken aile fertleriniz ve arkadaşlarınızı davet edebilir, hoşlanıyorsanız televizyon veya radyoyu açabilirsiniz. • Acıktığınızda hazır olması için buzlukta basit yemekleri hazır bulundurun. • Acıktığınızda atıştırmak için sağlıklı atıştırmalıkları hazır bulundurun. • Tadını beğendiğiniz ve yemesi kolay olan besinleri seçin. • Yemeklerinizin kıvamını değiştirmeyi deneyin, soslarla daha yumuşak olmalarını sağlayın. • Çok baharatlı yemeklerden ve kraker gibi kuru ve sert yiyeceklerden kaçının. • Yemeğinizi küçük, lokma ebadında parçalara bölün. • Yiyeceklerin iyi pişirilmiş olmasına dikkat edin. Dışarıdan alacağınız gıdaların da güvenilir olmasına özellikle dikkat edin.

AĞRIYI AZALTMAK İÇİN DOKTORUNUZA DANIŞIN

Çiğ sebze ve meyveleri çok iyi yıkayın. • Haşlama ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. • Doktorunuza boğazınızdaki ağrıyı azaltacak sıvı ilaçlar hakkında danışın. Bu ilaçlar daha kolay yemek yemenizi sağlayacaktır. • Doktorunuza sıvı besin destekleri hakkında danışın. Bu şekilde kilo kaybetmez ve yeterli kalori alabilirsiniz. • Akciğer kanseri için tedavi görüyorsanız, tükürük ve balgamınızın yapısının ince kalmasını sağlamak için bol sıvı tüketin. • Alışkın olduğunuz gıdaların tadı artık hoşunuza gitmiyorsa, yeni yiyecekler deneyin, yemek pişirmede farklı yöntemler kullanın. • Lokmalarınızı iyice çiğneyin ve yavaş yiyin. İçeceklerinizi de aynı şekilde yavaş için. • Yağda kızartılmış veya çok yağlı yiyeceklerden uzak durun. • Öğünler arasında soğuk içecekler için.

SİNDİRİMİ ZOR OLAN BESİNLERDEN UZAK DURUN

Şiddetli bulantı ve kusma durumlarında keskin tadı olmayan yiyecekleri ve sindirmesi kolay olan sıvı gıdaları tercih edin. Ağır tadı olan yiyeceklerden kaçının. • İshal durumunda sıvı alımınızı (su, açık çay, elma suyu, et suyu) artırın, potasyum yönünden zengin gıdaları (muz, patates, kayısı) tüketmeye özen gösterin, yüksek lif oranlı, çiğ meyve sebze gibi gaz veya kramplara yol açabilecek gıdalar, kafeinli içecekler, fasulye, tam tahıllı ekmekler, tatlılar ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun. • Süt ve süt ürünleri sindirim sisteminizi etkiliyorsa tüketmemeye çalışın veya laktozsuz süt ürünleri kullanın. • Kabızlık durumunda lifli ve posalı yiyecekleri (tam tahıllı ekmek, müsli, meyve, sebze, kabuklu yemişler, kuru bakliyat) tercih edin. • Kansızlık (anemi) söz konusu ise yüksek protein değeri taşıyan (et, fıstık ezmesi ve yumurta) ve demir içeren yiyecekleri (et, yeşil yapraklı sebze, kuru fasulye, baklagil) tercih edin. • İştahsızlık varsa, yemek aralarında yüksek kalorili ve proteinli besinleri yemeye çalışın. • Kemoterapi görürken, bazı ilaçların etkisini değiştirdiğinden greyfurt yemeyin. • Beslenmenizde tüm ana besin gruplarından öğeler olmasına dikkat edin. Yemek yiyebileceğiniz zaman, yeterli protein ve kalori içeren yiyecekler tüketin. Bunlar gücünüzü korumaya, vücut dokularınızın bozulmasını önlemeye ve tedavi sırasında zarar gören dokularınızın yenilenmesine yardımcı olur.

KANSER HASTALARI İÇİN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

4 TÜR TEDAVİ KULLANILMAKTADIR:

Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)

Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi): Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek ve tümörü küçültmek için x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanılır.

Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması): Kemoterapi haplar şeklinde ağız yoluyla ya da iğne aracılığıyla damar veya kaslara verilerek uygulanabilir. Kemoterapi sistemik bir tedavidir, çünkü verilen ilaç kan dolaşımına girerek tüm vücudu dolaşır ve hedef organlardaki kanser hücreleri dışında vücuttaki tüm kanser hücrelerini ya da Sağlıklı hücreleri öldürebilir.

Alternatif Tıp (Bağışıklık sistemini güçlendirerek, kendi kendini iyileştirmesine fırsat tanımak) bunda en etkili yöntemlerden biride bioenerjidir.

 

BESLENME DÜZENİ
1. Günde sadece 2 öğün yemek yiyin.
2. İki öğün arası en az 5 saat olmalı. Arada su ve bitki çayı hariç hiçbir şey içmeyin.
3. En geç saat 18.00’de yemek yemeye çalışın.
4. Her lokmanızı en az 21 defa çiğneyin.
5. Yemeğe ağzınıza alacağınız bir parça tuz ile başlayarak beyni ve mideyi gıdaya hazır hale getirin.
6. Sık sık, az az yemek yeme safsatasına uymayın. Sık aralıklarla her yemek yediğinizde sindirim sisteminizi sürekli uyararak vücudunuzu yorarsınız.


7. Ambalajlı, aromalı, katkı maddeli, uzun ömürlü hiçbir hazır yiyecek ve içecek kullanmayın; kesinlikle sakız çiğnemeyin.
8. Fastfood kanserojendir.
9. Sosisli sandviç: İçerisinde yoğun nitrat bulunur. Kanser koruma koalisyonu, çocukların ayda 12 adetten fazla sosisli sandviç yememelerini önermektedir. Sosisli sandviçsiz yapamıyorsanız, sodyum nitratsız yapılan cinsini tercih edin.
10. İşlenmiş et ve domuz pastırması: Sosisli sandviçteki gibi domuz pastırmasında ve diğer işlenmiş etlerde bulunan yüksek sodyum nitrat aynı şekilde kalp hastalığı riskini yükseltir.
11. Yağda kızarmış şekerli çörek veya lokma: Lokmalar kansere yol açan çiftli dertlerdir. Birincisi, bunlar beyaz un ve şekerden, hidrojene yağ ile yapılır ve sonra yüksek ısıda kızartılır. Bunlar, belki de kanser riskini arttırmak için yiyebileceğiniz en kötü yiyeceklerdir.
12. Kızarmış patates: Lokmalar gibi, kızarmış patates de hidrojene yağda, yüksek ısıda kızartılır. Bunlar ayrıca, kızarma işlemi sırasında ortaya çıkan ve kansere neden olan akrilamid maddesini de içerir. “French fries” değil, “kanser fries” olarak adlandırılmalıdırlar.
13. Cips, kraker, kurabiye ve bisküvi: Tümü genellikle beyaz un ve şekerden yapılır. Etiketinde “trans yağlar içermez” yazılı olsa bile, genellikle az miktarda trans yağ vardır.
SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ BURAYA GELECEK
RESİMLER BURAYA GELECEK

Yorumu Yanıtla

Loading...
Loading...